| | | psikoloji okulu...3 | Cuma Mart 14, 2008 4:44 pm tarafından *CEZMİ* | savunma mekanizmalari:
kişiyi rahatlatır. kişinin gerçek duygu ve güdülerini çevrenin onaylayacağı biçimde yaşamasını sağlar.
1. bastırma (bilinç altına itme): rahatsız eden duygu, güdü, anı olmamış gibi bilinç düzeyinden uzaklaştırılır. rüyalarla, dil sürçmeleriyle ortaya çıkar. tüm savunma mekanizmalarında bastırma vardır.
2. yön değiştirme: gerçek olumsuz güdü veya duygunun yöneldiği kişi ya da objenin değiştirilerek daha uygun kişi veya objenin hedef alınması. babasına kızar, çocuğunu döver, amirine kızar karısına bağırır.
3. karşıt tepki geliştirme: gerçek duygu ve güdüsünün tam tersi olan davranışları sergileme. beğenir ama sinir oluyormuş gibi yapar. toplumun onaylamayacağı duygu ve dürtüleri tam tersiymiş gibi davranma. anne sevmiyorsun çok seviyormuş gibi yapıyorsun. kendin de inanıyorsun. aşırılık varsa şüphelenmek lazım.
4. yansıtma: kendi hissettiği olumsuz duyguları sanki karşıdaki kendisine yöneltiyormuş gibi algılamak, iddia etmek. karısından nefret eden adamın karısının kendisini öldürmek istediğini düşünmesi. ileri boyutu davranış bozukluğu meydana getirir. özellikle yansıtma paranoid şizofreni, paranoyaya neden olabilir.
5. gerileme: aşırı olursa şizofreniye gider. gerçekte olması gereken davranışların geriye doğru gitmesi. sen abi oldun deyince ben bebeğim diye emzik emmesi. yeni evlenen kızın ilke gece baba evine dönmesi. kendi yaşının toplumsal beklenti ve sorunluluklarından kaçar. sürekli üniversiteye gider, işe başlamak istemez.
6. mantığa bürüme: gerçek duygu / gerçek güdü mantıklı açıklamalar getirilerek gülünç durumdan çıkartılır. asansöre binmeyenin merdivenden çıkıp spor yaptığını düşünmesi.
7. yüceltme: olumsuz bir güdü / duyguyu çok iyi, olumlu bir duyguymuş / güdüymüş gibi iddia etmek, düşünmek, yaşamak. kavgacı çocuğun boksör olması, öldürme güdüsü olanın avcı olması. olumsuz güdüleri toplumun kabul edeceği şekilde yaşamak.
8. hayal kurma: hayal gerçekmiş gibi, gerçekliği reddederek yaşamak. büyük acılardan sonra olur. gerçekten sapma vardır.
9. ödünleme: bir eksiğini, bir başarısıyla telafi etme. matematiği kötü olan öğrencinin sporda başarılı olması.
10. duygusal yalıtım: kişi kendisini bir çok duygulardan arındırır. herkes sevinirken sevinmez, üzülürken üzülmez. kişi hissetmesi gereken duyguları hissetmez, daha önce bu duygulardan acı çekmiş olabilir. duygularını paylaşmaz.
savunma mekanizmaları çok kullanılırsa davranış bozukluğuna yol açar, kişi bunlara kendisi de inanır, gerçeklerden sapma olur.
davraniş bozukluklari
toplumda çoğunluğun davranışlarından farklı olan davranışlar, davranış bozukluğu olarak kabul edilir ama psikoanalitik kurama göre herkes nevrotiktir.
üçe ayrılır:
nevroz (nörotik)
psikoz (ileri derecede dav. bozukluklarıdır. gerçek dünyadan kopar, psikotik) gerçek dünyayla bağlar kopar, kişi hayal alemindedir. sanrılar görür. her bir türü bir savunma mekanizmasının aşırı şeklidir. psikoz kalıtsaldır. koşullar, sosyal ortam, yetişme koşulları önemlidir. stresli dönemlerde daha çok ortaya çıkar.
psikopati (kişilik bozukluğudur, suç işlemekten zevk alan, acıma duygusu olamayan kişiler, psikopat)
nevroz: hafif davranış bozukluklarıdır. (nörotik). kişinin gerçek dünyayla bağları kopmamıştır.
normal davranışlar yapmadığının farkındadır. kalıtsal değildir. sosyal çevre
etkilidir.anne baba nörötikse çocuk da nörotik olur.
nevroza yol açan hatali anne baba tutumlari
aşırı koruyucu tutumlar: aile çocuğa sorumluluk alma fırsatı vermez. her şeye karşı korunan çocuk kendini yetersiz görür, özgüveni gelişmez, girişimci değildir, bağımlı bir insan olarak yetişir.
reddedici yüksek standartlı tutumlar: çocuğun ne yaparsa yapsın yaranamadığı anne baba tutumlarıdır. her daha iyisini yapabilirdin denir. çocuk suçluluk duygusu içinde olur, kendisiyle barışık olmaz.
aşırı hoşgörülü tutumlar: tüm hatalar hoş karşılanır, çocuk ne yaparsa yapsın hoş görülür, vicdan ve empati duyuları gelişmez. psikopatiyi güçlendirir.
tutarsız tutumlar: bir gün onaylanan davranışın öbür gün eleştirilmesi ya da annenin onayladığını babanın eleştirmesi. çocuk sonucunu kestiremediği için kendi davranışlarına güvenemez. süperegonun (vicdanın) gelişimini engeller. psikopatiyi güçlendirir.
nevroz türleri
1. kaygı nevrozu: bilinç altında id’in süperegoyu bastırması kaygısı vardır. bilinç düzeyinde de kişi sürekli başına kötü bir şey geleceğini düşünür (evham) ütüyü unuttum, sınavda kalacağım, her şey beni bulur.
2. panik atak: kaygı nevrozunun biçimselleşmiş durumudur. çocukken aşırı koruyucu tutumlar altında büyüyen kişilerde görülür. artık korunmadığı için kendini korunmasız ve tehlikeye açık görür. reddedici yüksek standartlı tutumlarda bu nevroz gelişebiliriz.
3. fobi nevrozu: belli bir nesne veya duruma ilişkin normal dışı korku beslemek. tehlike olasılığı çok düşük olduğu halde bunu çok önemliymiş gibi algılamak. o nesneden uzak kalarak hayatını sürdürür. id’deki tüm olumsuz tepkilerin bir nesneye odaklanmasıdır. çevrenin koruyucu, kollayıcı olması kişiyi rahatlatır. aşırı koruyucu tutumlar ve reddedici yüksek standartlı tutumlar altında yetişen kişilerde görülebilir düşmanca duygular gelişebilir. anne babaya kızıp kediye yansıtma.
4. histeri nevrozu: organsal, fizyolojik belirtiler ortaya çıkar. kişinin aniden kör, sağır, felö olması. organik bir nedene bağlı değildir, geçicidir. bu süre boyunca kişi çevre tarafından korunur, hoş görülür, affedilir. bir takım sorumluluklarından kurtulur. aşırı koruyucu tutumlardan kaynaklanabilir, histerik bayılma, psikolojik gebelik.
5. nevrasteni nevrozu: psikoloji yorgunluk, bitkinlik durumu vardır. genelde sabah saatlerinde görülür, ilerleyen saatlerde işgününün bitiminde kişi çok aktif, hareketli olur. normal yorgunluktan farkı; kişi yorgun olması gereken zamanda dinlenmiş, dinlenmiş olması gereken zamanda yorgun hisseder. monoton işler yapanlarda görülebilir çevrenin desteğini, yardımını alır. aşırı koruyucu tutumlar ve aşırı hoşgörülü tutumlardan gelişebilir.
6. obsesyonel nevroz: obsesyon nörotik kişinin saçma olduğunu bildiği halde zihninden atamadığı, kendini yapmaktan alıkoyamadığı saplantılı düşünceler, inanışlardır. ellerini sürekli yıkamak, çizgilere basmamak, direğin etrafında 7 kere dönmeden işe gidememek. bu rahatsızlıkta bir rutin ve törensellik vardır. kişi kendini cezalandırmaktadır. bunun altında bir çok suçluluk duygusu vardır. süperego sürekli egoya zarar (ceza) verir. sadist bir süperego ve mazoşist bir ego vardır. reddedici, yüksek standartlı tutumlar en önemli nedenlerindendir. üstünü kirletmesin diyerek oynatılmayan çocuklar büyüyünce de kendini kısıtlar.
nevroz normal hayatı aksatmaz ama ileri giderse ve genetik yatkınlık da varsa psikoz başlangıcı da olabilir.
(bkz: copy paste degil alinteri)
| | Yorum: 0 |
| | Kimler hatta? | Toplam 1 kullanıcı online :: 0 Kayıtlı, 0 Gizli ve 1 Misafir Yok Sitede bugüne kadar en çok 3 kişi Ptsi Kas. 02, 2009 10:10 am tarihinde online oldu. | | Istatistikler | Toplam 18 kayıtlı kullanıcımız var Son kaydolan kullanıcımız: umuthan
Kullanıcılarımız toplam 60 mesaj attılar bunda 25 konu
|
|